Deprem Uzmanı bir kez daha tarih verdi

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Marmara Denizi’nde beklenen büyük depremden önce, İzmit, Sakarya-Bolu hattında hatırı sayılır bir deprem olacağı söyleyerek, bir kez daha uyarılarda bulundu.

Deprem Uzmanı bir kez daha tarih verdi

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Marmara Denizi’nde beklenen büyük depremden önce, İzmit, Sakarya-Bolu hattında hatırı sayılır bir deprem olacağı söyleyerek, bir kez daha uyarılarda bulundu.

Deprem Uzmanı bir kez daha tarih verdi
31 Ocak 2020 - 16:34

Merkez üssü, Hendek-Akyazı ilçeleri hattında olması moment büyüklüğü 6,0 civarında beklenen salınımın, Karadeniz Ereğli’ye uzaklığı 90-95 km, Zonguldak merkeze uzaklığı da 130-135 kilometredir…

Uluslararası alanda yerbilimleri çalışmaları ve deprem kestirimleri ile bilinen, yıllarca İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyeliği de yapan Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, İzmit, Adapazarı ve Bolu hattını kapsayan Sakarya Çukurunun bulunduğu sahada, 2020-2025 yılları arasında Richter Ölçeğine göre, 6,0’ın üzerinde etkin salınım beklendiğini vurguladı.
Konuyla ilgili de daha önce uyarıda bulunan Prof. Dr. Ercan, tahminini yöredeki salınım periyotlarının yanı sıra gerilim hesaplamalarına dayandırıyor. 

Ercan, Sakarya çukurunda beklenen depremle ilgili ilk açıklamayı 2008 yılında kamuoyu ile paylaşmış ve 2013’ün eşik yıl olduğunun altını çizerek, 2025 yılına değin depremin beklendiğinin altını çizmişti. Prof. Dr. Ercan, 2019 yılında açıklamalarını yinelemişti.  

6 YIL İÇERİSİNDE…
Prof. Dr. Ercan, şu bilgileri aktardı: “Sakarya’nın yer katmanı jöle gibi. Bu da olası depremin şiddetini artırıyor. Hesaplarım doğruysa Sakarya çukurunda 2025 yılına dek hasar yapıcı deprem yaşanacak. O nedenle bazı yapıların onarılıp güçlendirilmesi yerine, yıkılıp yeniden yapılmasını daha doğru buluyorum. 2013 yılından sonra bu süreç başladı. Kuvvetle muhtemel 2025 senesine kadar da bu salınım gerçekleşebilir. Hatırı sayılır bir sallantı olması beklentim! Ancak çok büyük bir salınımda değil...  Beklenen depremin aletsel büyüklüğü 6,0- 6,2’dir.  Bu kesim fazla enerji biriktirmeden kırıldığı için 6,2’nin üzerine çıksa da bu hatta yakın gelecekte 7,0’ın üzerinde deprem beklentisi yakın zaman için bu hatta çok zayıftır. Bölgenin zemin yapısından dolayı, depremin şiddeti aletsel büyüklüğe oranla daha fazla hissedilecektir. Depremin büyüklüğü ve şiddeti farklıdır.  
 
"ÇALIŞMASI OLMAYAN 'HER AN OLABİLİR' DER"

Kocaeli’nden başlayıp tüm Sakarya ili, Düzce ve Bolu’ya kadar olan bu bölüm, İstanbul’da sık sık deprem olmasını önler. Gelen gerginlik onda birikiyor. Bunu aktarırken de tek koldan yapmadığı için azaltarak iletir. Sakarya’nın davranışı daha kırılgan olmasa İstanbul’da deprem daha önce ve daha sık olurdu. Sakarya’daki Gölcük Depremi’nden sonra İstanbul’da bir deprem olmamasının ana nedeni budur. Marmara Denizinde beklenen depremle ilgili on yıllık özel bir çalışmam mevcut. Tarihsel kestirimleri bu çalışmalarım kapsamında veriyorum. Marmara Denizi’nde beklenen ve İstanbul Depremi olarak adlandırılan deprem için ise en olası yıllar, 2040 ila 2050 yılları arasıdır. 2033’ten sonra risk artısı olmakla birlikte Marmara Denizi’nde iki deprem beklenmektedir. 2033 yılından sonra risk artışı söz konusudur. En olası yıl 2045. Ancak gecikme ihtimali de var. Konuyla ilgili hiç çalışması olmayan 'her an olabilir' der ki bunu sıkça duyuyoruz." 

YÖREDE OLAN ETKİN SALINIMLAR

Cumhuriyet tarihinde Hendek –Sakarya merkezli 20 Haziran 1943 tarihinde 6,6 büyüklüğünde,  Adapazarı-Mudurnu arasında 22 Temmuz 1967’de, 30 Temmuz 1967’de Akyazı merkezli 6,0 büyüklüğünde depremlerin ardından 32 yıl sonra 17 Ağustos 1999’da, Kocaeli Körfezi-Adapazarı arasında 7,4 (Düzeltilmiş büyüklüğü M:7,6) büyüklüğünde Cumhuriyet tarihinin, 1939'daki 7,9 büyüklüğündeki Erzincan afetinin ardından ikinci büyük depremi gerçekleşti ve birçok kentte binlerce can kaybı ile büyük yıkıma yol açmıştı.

Kocaeli depreminden 87 gün sonra Düzce-Kaynaşlı merkezli yaşanan 7,2 büyüklüğündeki salınım da o zamanlar Bolu’nun ilçesi olan Düzce, Bolu hattı başta olmak üzere, Sakarya ve Zonguldak çevrelerinde de etkili şekilde hissedilmişti.

1900 yılından (altsel dönem) itibaren tutulan istatistikler baz alındığında Sakarya çukurunda, ortalama her 25 ila 32 yılda bir 6,0 ve üzerinde salınım oluştuğunu gözlemleniyor. 1900'den önceki dönemlerde de bölgede çok yaşıda orta-büyük kapasiteli salınımlar yaşanmış. Aynı hat üzerinde merkez üssü olarak büyük depremler birkaç yüzyılda bir yaşanıyor.   
 
Öte yandan, 20 sene önceye göre, Devlet ve Millet olarak çok daha bilinçliyiz. Ancak yine de yetersiz olduğu yaşanan depremlerle görülüyor. Deprem Dairesi Başkanlığı-AFAD, Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü ve diğer resmi makam ve uzmanlarda, deprem öncesi alınması gereken önlemler ve hazırlıklar, deprem anında yapılması gerekenler ile sonrasındaki davranış modelleri konusunda bireysel ve ailece tedbirlerin alınarak, planlamaların yapılması gerektiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Deprem çantasının donanımlı şekilde hazırlanması ve toplanma alanlarının öğrenilmesi, evde ve işyerinde devrilebilecek eşyaların duvara monte edilmesi en önemlisi ise, yapımızın bu afete ne denli dayanıklı olduğunun tespiti...  

                                                Araştırma (derleme) Haber: Timuçin ÖZAT
 
 

Bu haber 2112 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum