Liman kentleri sular altında kalacak

Yaşlı dünyamızda milyonlarca yıllık süreçlerde, sıcak ve soğuk dönemlerde okyanus ve deniz suları defalarca kez yükselip geri çekilmişti. Küresel ısınma ve beraberindeki iklim değişikliğinin artarak devam etmesi durumunda, 22’nci yüzyılda birçok liman kentinin sular altında kalması bekleniyor. Elveda İstanbul, elveda İzmir, elveda Antalya, elveda Kocaeli, elveda Mersin, elveda Zonguldak, elveda Trabzon...

Liman kentleri sular altında kalacak

Yaşlı dünyamızda milyonlarca yıllık süreçlerde, sıcak ve soğuk dönemlerde okyanus ve deniz suları defalarca kez yükselip geri çekilmişti. Küresel ısınma ve beraberindeki iklim değişikliğinin artarak devam etmesi durumunda, 22’nci yüzyılda birçok liman kentinin sular altında kalması bekleniyor. Elveda İstanbul, elveda İzmir, elveda Antalya, elveda Kocaeli, elveda Mersin, elveda Zonguldak, elveda Trabzon...

Liman kentleri sular altında kalacak
26 Mayıs 2021 - 16:44

100 yıl sonrasının hesap edildiği raporda, meteorolojik veriler ışığında 'gelecekte olacaklar' hesaplandı. Rapora göre; 100 yıl sonra sıcaklık değeri dünya genelinde 6 derece artacak. (Günümüzdeki artış 1 derece civarı) Deniz seviyesi yükselecek ve sahil şeridi sular altında kalacak.  Bunlar kehanet değil bilimsel ve gerçekleşmesi muhtemel senaryolar…


Küresel iklim değişikliğinin Türkiye'de en çok etkileyeceği şehirlerarasında kıyı kentleri geliyor. Birçok ülke, “Küresel İklim Değişikliği ve Eylem Planı” hazırlamıştı. Türkiye’de dahil…

Uzman akademisyen ve sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği raporlarda, sıcaklık değerlerinin küresel ısınma (sera gazı salımı kaynaklı) ve kentleşme (kent ısı adası etkisi) nedeniyle artacağı, yaz mevsimi artışlarının kış mevsimi artışlarından daha fazla olacağı vurgulanıyor.

İklim değişikliğinin belirgin etkileri son senelerde ülkemizde de belirgin şekilde görülmeye başladı. Afetlerin şiddetlerinde ve sıklıklarında artışlar yaşandı. Kış sezonunda 1-2 gün içerisinde oluşan 25, 30 derecelik sıcaklık farklılıkları şaşırttı ve bu bir kez de yaşanmadı!

ISINMAYA YEREL ETKİ: ISI ADALARI

Genel itibarıyla kentleşme sıcaklıkta logaritmik bir yükselişe sebep olmaktadır. 1950'ler ile 2000'ler arası gözlenen yıllık sıcaklık artışının yaklaşık 1-2 derecelik kısmının kent ısı adası etkisinden kaynaklandığı görülmektedir.

Gözlemler kentleşmenin ilk zamanlar sıcaklığı daha hızlı artırdığına, ilerleyen zamanlarda ise artış hızının azaldığına işaret etmektedir. Artışın 2030'larda 1.5 dereceyi, 2050'lerde ise 1.7 dereceyi aşacağı hesaplanmaktadır. Bu ısı artışları küçük gibi görülse de aslında günlük sıcaklıklardaki 1-2 derecelik artış ve azalış olarak algılanmamalıdır. Küresel ortalamanın 1 derece altındaki sıcaklıklar ciddi soğumalara 1 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda, sıcak dalgaların güçlenmesine ve birçok ülkede etkili olması anlamına gelmektedir. Günümüzdeki hesaplamalara göre önlem alınmazsa en kötü senaryoya göre bir asır sonra küresel sıcaklığın ortalama 5/6 derece artması, yaşanan felaketlerin kat ve kat artması anlamına gelmektedir.  Çocuklarımız ve torunlarımız için durum pek iç açıcı gözükmüyor. Küresel iklim değişikliği, tarımdan, ekonomiye,  canlı yaşamından çevreye birçok alanımızı ve yaşantımızı etkileyecek. Bu durumun etkileri günümüzde de görülmeye başlandı.

GERİ DÖNÜŞÜM…

Geri dönüşüm bilincinin yaygınlaştırılması ve devlet-millet olarak üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Geri dönüşüme verilen önem son yıllarda olumlu gelişmeler arasında yer alsa da bu durum çok yetersiz. Plastik kullanımı da hala çok yaygın ve gelişigüzel doğaya atılıyor. Biten pillerin çöpe veya doğaya atılması toprağı zehirliyor. Ancak geri dönüşüm kutularına atılan piller hem değerlendiriliyor hem de doğaya zarar verilmemiş oluyor.   

SICAKLIK ARTIŞI 5 DERECEYİ BULACAK

Raporlara göre, kötümser senaryoya göre artış hemen hemen doğrusal olacak ve yüzyılın sonunda beş dereceyi bulacaktır. En iyimser durumda bile sıcaklık artışı bir derecenin üzerinde gerçekleşecek. Yaz mevsimi sıcaklık artışları kış mevsimi sıcaklık artışlarından daha fazladır. Bu durumda, yağış rejimleri değişecek ki bu değişim zaten başladı. 2-3 aylık yağış bazen 2-3 günde düşerek taşkınlara de neden oluyor. Türkiye’de gözlemlenmeye büyüklüklerde dolular da etkili olmaya başladı ve bunların sıklıklarındaki artışlar kayıt altına alınmış durumdadır.

2035 yılına kadar sıcaklık artışı Temmuz ayı için 1.5 derece civarında öngörülürken şubat ayı için bu değerin 0.9 derece gerçekleşmesi beklenmektedir. Yüzyılın ortası için sıcaklık artışı öngörüsü temmuz ayı içi 3.2 derece, aralık ayı için 2.0 derece; yüzyılın sonu için temmuz ayı 6 derece, aralık ayı ise 4 derecenin hemen altında sıcaklık artışı olacak. Birçok kentte kar yağışları olmayacak ya da çok ender aralıklarla görülecek.

Gelecekte serin günlerin azalması öngörülmektedir. Bütün senaryolar serin geceler yüzdesinin 2021-2035 dönemi arasında yarı yarıya azalacağını öngörmektedir. Azalma yüzyılın ortasına kadar devam edecektir.

Yüzyılın son 20 yıllık dönemi için kıyı kesimlerde, 1961-1990 normlarına göre serin gecelerin hemen hemen hiç oluşmayacağını öngörmektedir. Sıcak geceler, 2035 dönemine kadar yüzde 30 artacak. Yüzyılın sonunda, 1961-1990 normlarına göre sıcak geceler tanımına giren günler tüm yılın yüzde 70'ini kapsayacaktır.

SAHİLLER ETKİLENECEK

Liman kentleri deniz suyunun yükselmesinde olumsuz şekilde etkilenecek ve devam etmesi durumunda kıyı kentleri sular altında kalacak. Ekonominin kalbi durumundaki birçok tesiste riskli yerler arasında yer alıyor.

Örneğin; Karadeniz Ereğli ilçesinin sular altında kalması ile Türkiye'nin en büyük dünyanın ise sayılı demir çelik üretim alanları arasında yer alan Ereğli Demir çelik Fabrikaları da (ERDEMİR) önlem alınmazsa yüzyılın sonunda ya da 22’nci yüzyılın başında sular altında kalacak.

ISINMA İHTİYACI AZALACAK

Akdeniz iklimi özelliklerinin artması, insanları ve turizmi pozitif etkileyecek. Sıcaklıkların artması kış mevsiminde kar ile mücadele faaliyetlerini azaltacak. Buzlu ve donlu günlerin azalması tuzlama faaliyetlerini ve kent içi ulaşımda yaşanan problemleri azaltacak. Sıcaklık artışının kar ve sis olaylarını azaltması kara, deniz ve hava ulaşımındaki aksamaları azaltacak. Kış ısıtma ihtiyacı azalacak. Ancak, bunlar olumlu olsa da olumsuz etkiler insanoğlunun yaşamını zorlaştıracak.

KURAKLIK TEHDİDİ ARTIYOR

Yaz yağışlarındaki düşüş ve buharlaşma, terlemedeki artış su kaynaklarında azalmaya yol açacak.
Su kaynaklarındaki azalma kuraklık gibi ekstrem olaylara kırılganlığı artıracak.
Ekstrem sıcaklık olaylarındaki artış yaşlılar, çocuklar ve kalp-damar hastalıkları olanlar için tehdit oluşturacak.
Yaz soğutma ihtiyacı ve yıllık toplam enerji talebi artacak.
Sıcaklık artışı yangın riskini artıracak. Büyük orman yangıları meydana gelecek. Ormanların azalması toprak kaybına neden olacak ve hayvanların yaşam alanları yok olmaya başlayacak.
Ekosistem servisleri sıcaklık artışlarından olumsuz etkilenecek.
Sıcaklık artışı ve kurak dönemin uzaması park, bahçe ve yeşil alanların bakım maliyetini artıracak.

Fırtına, dolu, şiddetli yağışlar, yıldırım ve ani sıcaklık değişimleri, ekstrem sıcak dalgalarının güçlerinde ve sıklıklarında bölgesel olarak artışlar yaşanacak. Bir bölgede kuraklık görülürken diğer bölgede sellere yol açan yağışlar gözlemlenecek ki günümüzde bu durumların sıklıklarında ve şiddetlerinde artışların olduğu tespit edildi... 

Derleme: Timuçin ÖZAT

Bu haber 1124 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum